Her anne babanın, çocuğunun gelecekte nasıl bir insan olmasını istediğine dair hayalleri vardır. Bir de kafasında sorular… Taşıdığımız değerlerden hangilerini aile değerleri olarak çocuğumuza aktarmak istiyoruz? Bu süreç kendiliğinden mi oluyor? Bu değerlerin kazandırılması sürecinde nasıl bir rol alıyoruz? Bu kadar hızlı bir değişimin yaşandığı günümüzde değerler de değişmiyor mu?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, değerlere doğuştan sahip olunmuyor. Kişisel ve sosyal uyum için gerekli beceriler gibi değerler de kişiye eğitimle kazandırılır. Aile de bu işin başlangıç noktasıdır. Sosyal bir gerçeklik olarak her aile, değerlerini çocuklarına bilinçli ya da bilinçsiz olarak aktarmaya çalışır. Model olarak, yeri geldiğinde dile getirilerek ve gözlemlendiğinde geri bildirim verilerek değer kazanımı sağlanır. Çocuğumuz da zaman içinde yaşantılayarak bu değerleri içselleştirir. Değer eğitimi doğru ve yetkin bir şekilde yapıldığında, kuşkusuz ki bireyin gelişimine önemli katkıları olmaktadır. Ancak yanlış ve sistemsiz yapıldığında ya da hiç yapılmadığında, mutsuzluk, yaşamı anlamlandırma da sıkıntı ve uyumsuzluk şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Bugün yanlış inanışların çoğu çocukluk döneminde aldığımız yanlış bilgilerden kaynaklanmakta, bir çok saplantılı fikir hatta, bu konularda işlenen suçlar değer eğitiminin doğru yapılmamasından kaynaklanabilmektedir.
Dünyadaki hızlı değişim, rekabetin yoğunluğu, başarılı insan tanımının değişmesi, kalabalık aile düzeninden çekirdek aileye yönelim, çocuk oyunlarının yüz yüze iletişimden ekran başına taşınması ve daha pek çok etken değerlerin değişmesine etki etmektedir. Son yıllarda ön plana çıkan “çıkarcılık”; insana kendinden başkasını düşünmemeyi, kendinden başkasını sevmemeyi, bencilliği ve paylaşmamayı öğretiyor. “Duygularımız” önyargılarla, baskılarla, korkularla zedeleniyor. Günümüz insanının “duygusal” davrandığı dile getiriliyor. Duygularımızdan utanıyor ve kaçıyoruz. Onları saklıyor, onlara yabancılaşıyoruz. Bu duyarsızlığın adına da “gerçekçi olmak” diyor ve kutsuyoruz.
                İnsan değerlerini kaybediyor. Günümüzde de gelecekte de asıl önlemi “insanı korumak” için almalıyız. “Doğayı korumak” gibi “çevreyi korumak” gibi “kaplumbağaları, balinaları korumak” gibi “insanı ve insani değerleri korumak” da birincil görevimiz olmalıdır.
 
TELEVİZYONUN DEĞERLER EĞİTİMİNE ETKİSİ
Modern topluma geçişle birlikte yükselen yaşam standartları, insanı doğadan koparmıştır. Dört duvar içinde hapsedilen çocuğu güvende tutmak, bir kurtarıcı, bakıcı, oyalayıcı, zaman geçiştirici olarak televizyona düşmektedir!!! Görünürde yaşamı kolaylaştırıcı bir araç olan televizyon, gelecekte ortaya çıkabilecek ekran bağımlısı, antisosyal, okumaktan hoşlanmayan, reel yaşam ve doğadan uzak bireylerin yetişmesinin ana faktörü olarak, evlerimizde sürekli açık olarak durmaktadır. Anne-babalar, yetersizlikten, değersizlikten, güvensizlikten ve yalnızlıktan kurtulmuş, benliğini ve kişiliğini sağlıklı bir şekilde oturtmuş çocuklara sahip olmak için aşağıda dikkat çekilen noktalara gereken hassasiyeti göstermelidirler.
·         0-2 yaş arası çocuklara televizyon izlettirilmemeli, bunun yerine kişilerle karşılıklı etkileşim ve sosyal ilişkilere dayalı etkinlikler yaptırılmalıdır.
·         2-10 yaş arası çocuklara günde 1-2 saati geçmeyecek şekilde, yaş seviyelerine uygun ve olumlu karakterlerin ağırlıkta olduğu programlar seçilerek izletilebilir.
·         Çocukların gelişimlerine uygun programları televizyonda bulmak zor oluyorsa uygun olarak hazırlanmış cd, vcd ve dvd’lerden yararlanılmalıdır.
·         12 yaşından önce çocuklara stres yapıcı programların seyrettirilmesi uygun değildir.
·         Dizilerde, kliplerde, haberlerde ve filmlerde şiddet sahneleri olduğu öngörülüyorsa çocuğa izlettirilmemesi tercih edilmeli, eğer çocuk bir şekilde bu görüntülere maruz kaldıysa da üzerinde konuşulmalı, değerlendirilmesi beraber yapılmalıdır. 
·         Evde geçirilen zamanı çocukla etkileşim içinde olunacağı aktivitelerle değerlendirilmesi, iletişim halinde olunması önemlidir. Birlikte zaman geçirilmesi için kitap okuma, yemek pişirme, oyun oynama, sohbet etme gibi karşılıklı etkileşimin olduğu aktiviteler tercih edilmelidir.
 
·         Anne-babanın izlediği programlar çocuklardan farklı olmalıdır Birlikte televizyon izlenirken, uygun olmadığı düşünülen film ya da dizi başladığında çocuk ilgisini çekecek başka bir etkinliğe yönlendirilmelidir. Uyku saati geldiğinde yatağına gitmesi gerektiği hatırlatılmalıdır.
Bu başlık altında her ne kadar sadece televizyon ele alındıysa da bilgisayar oyunlarının da değerleri yerleştirirken olumsuz etkisi olduğunu unutmamak gerekir. Öldürdüğü adam başına puan kazanılan bir oyunu oynamasına izin verdiğimiz çocuğumuza “barış ve kardeşliğin” önemini anlatmak, hedefine ulaşmayacak bir uğraş olacaktır.
ÇOCUKLARIMIZA DEĞERLERİ KAZANDIRIRKEN DİKKAT EDECEKLERİMİZ
Çocuklarımızın sosyal becerilerini geliştirmek için ev ortamı ve ev ortamı dışında kullanabileceğimiz çeşitli yöntemler ve etkinlikler vardır. Öncelikle “Bu becerileri geliştirmek için planlı bir şeyler yapıyor muyuz? Bu becerilerin kalıcı olması için neler yapıyoruz?” sorularının yanıtlanması gerekmektedir. Aslında bu soruları kendimize sorduğumuzda çoğumuzun bu işe yeterince zaman ayırmadığı ortaya çıkacaktır. O halde değer eğitimi için;
1.       Öncelikle “zaman” ayırın.
2.       Aile fertlerinin, sosyal becerilerin gelişmesi ve kalıcı olması için, her ortamda benzer tutum ve davranışları “tutarlı” bir biçimde sergilemeleri gereklidir.
3.       Çocuk model görerek öğrendiğinden, toplumda benzer olayların, resimlerin, kişilerin çocuğa gösterilmesi ve gözlemletilmesi gerekir. Çocuk tarafından sevilen kişinin davranışını taklit etmek onun için zor olmaz. Ancak zorlama ile, baskı ile bu işi yapmak istediğimizde tepkiden başka bir şey alamayız. Çocukluk ve ergenlik döneminin başlıca “itiraz”larının kökeni de genellikle buna dayanmaktadır.
    Bu nedenle;
·         Değerler Eğitimi’nin hayatın içinde ve her an yapıldığını unutmayın. (Her şeyi onlar adına yaptığımızda sorumluluk sahibi olmalarını, aşırı korumacı ya da müdahaleci davrandığımızda özgüvenli olmalarını beklemeyelim)
·         Önemsediğiniz değerleri dile getirin, vurgulayın. (Arkadaşınla bir sorun yaşadığında kestirip atmak yerine, çözüm üretmeye çalışmanı çok takdir ediyorum.)
·         O’nun fikirlerini duyun. Bu tutumunuz O’na değer verdiğinizin de bir göstergesidir. (Bu konuda sen ne düşünüyorsun? Sen bu durumda kalsan ne yapardın?)
·         O’na davranışlarınızla model olun.
·         Toplumdan ve sevdiği kişilerin davranışlarından örnekler gösterin. (Filmdeki ana karakterin en çok hangi özelliğini beğendin? Şu sahnede şöyle bir şey yaptı…)
·         İzlediği filmler ya da oynadığı oyunlar hakkında konuşun. Onaylamadığınız durumları gerekçeleri ile açıklayın. (Bu filmde izlediklerin bazen gerçek yaşamda da oluyor fakat böyle davranırsan karşındakini incitirsin)
·         Olumlu davranışlarını fazla abartmadan pekiştirin. (Arkadaşınla topunu paylaşman hoşuma gitti)
·         Çeşitli sorular sorarak en uygun davranış biçimini kendisinin bulmasına yardımcı olun. Empoze etmeyin. (Ahmet elleriyle yemek yiyor. Sence iyi görünüyor mu? Bu görüntü sana ne hissettiriyor? Ne olsa daha iyi olurdu? )
·         Çocuğun öncelikle kendisini değerlendirmesine izin verin. Ardından bu konudaki kendi görüşünüzü ifade edin. (Biraz önceki davranışınla ilgili ne düşünüyorsun? Başka nasıl davranabilirdin? Bana göre ...)
·         Bilginin çok hızlı değiştiği günümüzde değerlerin de değişmekte olduğunu aklımızdan çıkarmayalım. Bu değişime uyum sağlama ve takip etme sorumluluğumuz olduğunu da unutmayalım.
Değerler, hayatımıza anlam katan, baş etme becerilerimizi güçlü kılan, bizi biz yapan özelliklerdir. Sahip olduğumuz değerleri düşünün; sevgi, saygı, dürüstlük, güvenilirlik, empati, hakkaniyet, hoşgörü… Daha pek çoklarını sayabiliriz. Birkaçından vazgeçmeniz istense hangi birinden vazgeçebilirsiniz?
İnsani değerler bakımından zayıf, sosyal becerileri yeterince gelişmemiş çocukların, gruba uyum sağlamada sıkıntı yaşadığı ve zorbalık eğilimlerinin arttığını düşünürsek bu işe gereken önemi vermeliyiz.
YARARLANILAN KAYNAKLAR
·         Erdal ATABEK, Kırmızı Işıkta Yürümek – Altın Kitaplar Yayınları.
·         www.psikiyatri.org
·         www.hurriyetaile.com
 
·         GELİNCİK ANAOKULUNDA YAŞAYAN DEĞERLER EĞİTİMİ
·          
        Yaşayan Değerler Eğitim Programı (YDEP) değerlerin eğitimini işleyen bir eğitim programıdır. Çocukların ve genç yetişkinlerin on iki temel kişisel ve sosyal değeri keşfetmeleri ve geliştirmelerine yardımcı olmaları için eğitimcilere farklı deneysel çalışmalar ve pratik yöntemler sunmaktadır. Bu değerler; mutluluk, dürüstlük, alçakgönüllülük, işbirliği, özgürlük, sevgi, barış, saygı, sorumluluk, sadelik, hoşgörü, birlik olarak belirlenmiştir.      
 
TARİHÇE:
      Yaşayan Değerler Eğitim Programı (YDEP) 1995 yılında Birleşmiş Milletlerin 50. yıl dönümü kutlamaları için Brahma Kumaris’ in hazırladığı uluslar arası bir projeden gelişmiş; “Daha İyi Bir Dünya için Değerlerimizi Paylaşalım” isimli bu proje 12 evrensel değere odaklanmıştır. Birleşmiş Milletler sözleşmesinin önsözündeki bir ilkeden geliştirilmiş olan tema : “Temel insan haklarına, insan varlığının onuruna ve değerine olan inancı yeniden pekiştirmek için…” dir.
      Halen UNESCO tarafından desteklenen ve Association for Living Values Education International (ALIVE)* adlı kar amacı gütmeyen bir kuruluş tarafından farklı ülkelerde yürütülmekte olan programın amacı çocukların karar verebilen, toplumda saygın bir yeri olan, kişisel gelişimlerini sağlayan bireyler olmalarını kolaylaştırmaktadır.              
 
KAPSAM:           
     2011-2012 Eğitim yılında, okulumuzda uygulamayı planladığımız bu çalışma yukarıda bahsedilen orijinal YDEP programı üzerinde bazı değişiklikler yapılmasıyla oluşturulmuştur. Programda belirtilen değerler, uygulama süresi ve etkinlikler yeniden yapılandırılmış; değerler doğrultusunda uygulanacak sınıf içi etkinlikler konusunda öğretmenlere esneklik tanınmıştır. Sınıf içi etkinlikler hafta içinde her gün ya da belirli günlerde günlük planın içine entegre edilerek uygulanabilir. Sınıf içi uygulamaların yanı sıra değerlerle ilgili yapılacak genel etkinlikler ve aile katılımı etkinlikleri de eğitim süreci bölümünde yer almaktadır.
               
AMAÇLAR:        
      Okulların temel misyonlarından biri de insan ilişkilerinin sevgi, dürüstlük, karşılıklı güven, işbirliği ve saygı üzerine kurulması, etkin ve güvenilir bir öğrenme ortamı yaratılmasıdır. Okullarımız olumlu davranışları oluşturmak, pekiştirmek ve çocuklara yaşantısal olarak öğrenme fırsatı yaratmak için farklı eğitsel rehberlik programları planlar ve uygular. Okul öncesi eğitimden başlayarak yaşamları boyunca çocuklarda olumlu davranışları kazandırmak ve etkin davranış yönetimini oluşturmak
amacıyla okulumuzda ‘Yaşayan Değerler Eğitimi’ programı geliştirilerek uygulanmaya başlanmıştır.
Programla ulaşılması hedeflenen amaçlar aşağıda sıralanmıştır:           
*İyi karakterli bireyler yetiştirmek, temel değerleri pekiştirmek.            
*Çocukların kendilerine ve topluma yararlı olacak sevgi, saygı, demokrasi, adalet, işbirliği, eşitlik, aile bağlılığı, bağımsızlık, barış, duyarlılık, iyimserlik, sorumluluk vb temel değerleri bilişsel ve sosyal-duygusal gelişimlerine uygun kazanmalarını sağlamak.            
*Çocukların farklı değerlerin üzerinde düşünmelerine, düşüncelerini ifade etmelerine ve kazandıkları değerleri davranışa dönüştürmelerine fırsat tanımak.          
*Çocukların karar verebilen, toplumda saygın bir yeri olan, kişisel gelişimlerini sağlayan bireyler olmalarını kolaylaştırmak; toplumla saygı , güven ve doğru bir amaçla bütünleşmelerini sağlamak.
*Eğitimcilere farklı bir bakış açısı kazandırarak yeni eğitici uygulamalar yapmalarını ve programla ilgili okul aile işbirliğini sağlamaktır.
 
ÖNEM:
*Okul öncesi eğitimde çocukları tüm gelişim alanlarında desteklemek hedeflenir ve kaliteli bir okul öncesi eğitimde akademik becerilerin yanı sıra toplumsal değerlere de yer verilmelidir.
* Okul öncesi dönemde kendine güvenme, sorumluluk alma, sorumluluklarını yerine getirme, bir göreve başlama/ görevi tamamlama, takım çalışması, yalan söylememe, nezaket kelimelerini kullanma gibi değerlerin kazandırılması çocuğun tüm yaşamı boyunca kullanacağı becerileri de beraberinde getirir. İyi bir değerler eğitimi çocuğun kişilik gelişimi kadar akademik başarısını da olumlu etkileyecektir.
 
HEDEF KİTLE:
Programın 2011-2012 Eğitim yılı ilk döneminde, okulumuz bünyesindeki tüm yaş gruplarında uygulanması planlanmaktadır.
 
 
İlk Veli Mektubumuz
 
 
 Değerli Velimiz; 
 
Yaşayan Değerler Eğitimi Projemizin ikinci yılı olan 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılında projemizi ilk etkinlik ve uygulamalarımızla başlatıyoruz. Amacı çocukların sosyal  ve duygusal gelişimini desteklemek, çocuklara evrensel ve geleneksel insani değerleri kazandırmak olan projemiz kapsamında on  temel konu vardır ve her ay farklı değerler seçilerek sınıf içi ve ders dışı etkinliklerle işlenecektir.
 
Değerlerimize başlarken sizlere, o ayın Yaşayan Değerler Eğitimi konusunu seçmekteki amacımızı, özetle uygulamada yapacağımız etkinlikleri ve konu ile ilgili anne-baba-okul işbirliğini sağlama amaçlı bilgileri paylaşacağımız bir VELİ MEKTUBU göndereceğiz.
 
Yaşayan Değerler Eğitimi konularımızı işlerken her ayın başında öğretmenlerimiz  Oyun Salonunumuzda tüm çocuk ve öğretmenlere konuyu tanıtan bir sunum yapar. Yaşayan Değerler ve Karakter Eğitimi Panomuz konuya uygun olarak düzenlenir, ay boyunca panoda çocuklarımızın etkinlikler sürecinde yazılar, çizdikleri resimler, afişler, etkinlik resimleri, beyin fırtınamız vb. çalışmalar sergilenir.
 
Değerlerimiz ;  yaş gruplarına uygun olarak hazırlanan etkinliklerimizin, her sınıfta değişik etkinliklerle işlenerek uygulanır. Amaç çocukların etkinlikler sürecinde konuyu tanımlamasını, yaşamdaki önemini örneklerle incelemesini, konu hakkında düşünüp, tartışmasını, fikirlerini arkadaşları ve öğretmenleriyle paylaşmasını ve bu değeri içselleştirmesini-davranışlarında uygulamasını sağlamaktır.
 
Yaşayan Değerler  Eğitimi Projesinin uygulanmasında sınıf içi ve sınıf dışı etkinliklerin hazırlanması, zümre  Öğretmenlerine teslim edilmesi, Karakter Eğitimi panosunun  düzenlenmesi ve koordinasyon okul idaresi ve zümre başkanları tarafından yapılmaktadır. Etkinliklerin sınıflarda işlenmesi grup öğretmenleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Sınıf dışı etkinliklerde zümreler arasında işbirliği yapılmaktadır.
 
Çocuklarımıza, velilerimize, öğretmenlerimize sağlıklı, başarılı bir program dileriz.
 
                                                                                                                                         Gelincik Anaokulu
 

 

name="ctl00" method="post" action="Default.aspx?SayfaId=156" id="ctl00">
name="ctl00" method="post" action="Default.aspx?SayfaId=156" id="ctl00">
name="ctl00" method="post" action="Default.aspx?SayfaId=156" id="ctl00">

Gelincik Anaokulu Veli Bilgilendirme Portalı

Gelincik Anaokulu Resmi Web Sitesi: gelincik.meb.k12.tr

Halkalı Toplu Konutlar, Küçükçekmece, İstanbul

0212 6938520

Anasayfa | İletişim